Garson gelir.
—Hoş geldiniz efendim ne arzu edersiniz?
Masadaki Okratlar meşreplerine uygun yönetim biçimini seçerler.
Demokrat: Efendim ben yanında, laik, sosyal ve hukukla beraber demokrasi almak istiyorum. Yalnız darbesiz olsun lütfen. Bana dokunuyor.
Otokrat: BEN Otokrasi istiyorum. Yanında bol baskı ve işkence olsun.
Teokrat: Teokrasi isteyecektim. Şayet varsa yanına biraz da şeriat alabilirim.
Oklokrat: Abiciğim sen şöyle kardeşine bir buçuk porsiyon Oklokrasi getir. Yanına da soğan ve ayran alayım.
Aristokrat: Önce bir çorba alayım. Aristokrasiyi sonra alırım. Ha bir de şampanya alabilir miyim? Tatlı ve meyve seçimini sonraya bırakıyorum.
Mediokrat: Hay Allah ne alsam acaba bilmiyorum ki. Her zaman mediokrasi alıyorum, bu defa da aynısından alabilirim.
Meritokrat: (Mediokrata hitaben) Ne kararsız adamsın sen de yahu! İnsan kendine güvenir biraz. Allahtan bu vasat halinle kendine meritokrasi istemedin. Neyse ben Meritokrasi alacağım. Ne de olsa her insan hak edebildiğini ister ve alır.
Plütokrat: (Meritokrata cevaben) hayır efendim her insan parasının yettiği kadarını istemeli ve almalı. Evladım en pahalısı Plütokrasi mi? hah tamam ondan alayım ben yanına da ne varsa getir.
Demokrasi: Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi
Otokrasi: Hükümdarın, bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi
Teokrasi: Siyasi iktidarın, Tanrı'nın temsilcileri olduklarına inanılan din adamlarının elinde bulunduğu toplumsal, siyasi düzen
Oklokrasi: Ayak takımının bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi
Aristokrasi: Soyluların siyasal erki ellerinde bulundurduğu yönetim biçimi
Mediokrasi: Yönetimin vasatın altında zekâ ve bilgiye sahip kişiler tarafından yürütüldüğü düzen
Meritokrasi: Yönetim erkinin, yetenek ve kişilerin bireysel üstünlüğüne dayandığı yönetim biçimi
Plütokrasi: Egemenliğin zenginlere ait olduğu siyasal yapı, zengin sınıfların en zenginlerinden oluşan yönetici kesim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder